Web 2.0… The Machine is Us/ing Us
March 18, 2007 4:47
Youtube’da gezinirken şöyle birşey gördüm ki zaten düşündüğüm bir şeydi. Bu haliyle web 2.0 sadece yeni teknolojik gelişmelerden ibaret değil, aynı zamanda yeni bir ekonomi ve yeni bir entellektüel(daha çok web’i yapanları kastederek) pop akımıdır. 60′lı yıllardan sonraki süreçte altın çağını yaşayan pop kültürü, 90′ların başında ölmüş gibi yapsa da bu sefer başka bir yerden, teknoloji kılıklı(ve arkasında neler olduğunu kestiremediğimiz postmodern bir canavar) olarak tekrar karşımıza çıkıyor.
Web 1.0′da içerik güncellemek çok büyük paralara malolmuş olmalı ki uzamanlarımız Web 2.0′ı bir PR harikasına dönüştürebildi. Web 2.0′ı tehlikeli kılan şeylerden biri iş gücü potansiyelini “sosyalleşme”, “komunite” gibi isimler altında kullanması, diğeri de web 1.0′daki gibi ham ve yalıtılmış bilgi kümelerinden değil, ilişkilendirilmiş (relative) bilgi kümelerinden oluşmasıdır. Yani sadece bir yerde bir iş yapmış olmuyorsunuz, yazdığınız bir yazı, yüklediğiniz bir fotoğraf ya da video ile internetteki tüm içeriğin popularite(dolayısıyla pop) frekansını da belirlemiş oluyor. Ortaya çıkan içerik uyuşukluk hallerinde bile çok büyük bir kitleyi ikna edebilecek düzeydedir, çünkü “en ortalama”dır, herkesin ortalamasıdır (bu haliyle web ve internet, TV’den bile daha cazip bir hale de geldi), nasıl olsa “farklı olmak” trendi tükenmişti, ve “farklı olmak”tan farklı birşey yapmak gerekiyordu. Postmodernizmin önerdiklerini reklamcı abilerin bu şekilde algılamış olması biraz da tuhaf tabi. Bir-iki ay önce de sosyomat.com’dan yaklaşık 100 kişilik bir ekibin kovulması(!) ve hemen ardından hiç bir zaman kapatılmayacağı iddia edilen üyelik sisteminin kapatılması henüz buna bile (web 2.0′ın eksilerine rağmen) hazır olmadığımızın göstergesi gibidir, zira mesele sosyomattan kovulmak değil, yalıtılmış ortam internetin, sermaye ve mühendis-demokrasisinin bile çok sesliliğe tahammül edememesi sorunudur (ya da bilinçaltı-sal- resmi ideolojinin erk olma hali burda da geçerlidir).
Web 2.0′ın ilk kurbanını, Çin’de 24 yaşındaki bir gencin blogları takip edebilmek için dört gün uykusuz kalarak ve kötü beslenme sonucunda hayatını kaybettiğini de tekrar hatırlamak gerekiyor. Bu ve buna benzer haberler gittikçe sıklaşıyor, hastaneler “internet hastaları”na özel klinikler açıyor, dikkat edilirse bunlar hep web 2.0′la gelen şeyler.
Özetle web 2.0 gerçekten çok tehlikeli olabilecek boyutlarda ama çok da kötü bakmamak gerekiyor, bu bir teknolojik ve sosyal evrimdir, süreci takip etmek, en iyi haliyle neyin içinde olduğumuzu, başımıza ne geldiğini bilerek süreci takip etmek yapılabilecek en iyi şeylerden biri gibi görünüyor.
Su akar yatağını bulur, beklentiler web 3.0′a…

